Ermeni saldirganliği

Azerbaycan arazisinde, aynı zamanda onun bir kısmı olan Dağlık Karabağ`da arnavut ahalisinin grigorianlaşması ve ermenileşmesi uzun süre devam eden tarihi süreç  olmuştur. Bu bir kaç aşamada gerçekleşmiştir:

  1. Karabağ`ın yerli ahalisi diger Kuzey Azerbaycan topraklarının (Arnavutluk) ahalisi gibi arnavut kabileleri olmuştur;
  2. IV yüzyıl başlarında Arnavutluk`un bazı yerlerinde, nitekim burada da hristiyanlık dini yayılmıştır;
  3. Arap hilafetinin Kuzey Azerbaycan`ın işgali ve tahakkümü döneminde VII-IX yüzyıllarda ülkede İslam dini yayılmış, lakin Karabağ`ın dağlık kısmında yaşayan arnavutlar hristiyanlıkta kalmışlar;
  4. Güney Kafkasya`ya göç eden ermeni-grigorian misyonerleri Arap hilafetinin işgalleri sonucunda elverişli ortamdı kullanarak Karabağ`ın dağlık kısmının hristiyan-arnavut ahalisini grigorianlaştırması, bundan sonra da ermenileşdirmesı uzun süreç oldu.
  5. Karabağ`ın dağlık kısmının hristiyan ahalisi rus çarı I Pyotra mektubunda kendilerini arnavut larak anmışlar. Bu kanıtlıyor ki, onlar henüz XVIII yüzyıl başlarında kendilerini ermeni hesap etmemişler;
  6. Rusya`nın bölgeye müdahilesi ermenilerin diğer ülkelerden Güney Kafkasya`ya, nitekim Azerbaycan`a göç ettirilmeleri burada ermeni faktörünün güçlendirilmesine yardım etti. Bu politika Karabağ`ın dağlık kısmını grigorianlaşdırılmış arnavutların tarihi kaderinde devrim oldu. Onların ermenileşdirilmesi son aşamaya geldi;
  7. Rus-İran savaşları döneminde (1804-1813, 1826-1828), özellikle 1828 yılı Türkmençay ve Rus-Türk savaşları (1806-1812, 1828-1829) sırasında, özellikle 1829-yılı Edirne anlaşmasından sonra İran ve Osmanlı devletlerinden Kuzey Azerbaycan`ın diğer bölgeleri ile birlikte Karabağ`a ermenilerin yığınsal göç ettirilmeleri grigorianlaşmış arnavut ahalisinin ermenileşme sürecini tamamlamıştır. 1836 yılında Arnavut katalikosluğu iptal edilmiştir. İşte bundan sonra onları tam anlamıyla ermeni olarak anmak olur;
  8. Tüm bunlara rağmen, Dağlık Karabağ ermenileri tarih boyu toplam ermeni ahalisi içinde arnavut kökünden yaranan özelliğini taşımaktadır.

soyqirimgen

XIX yüzyılın 30`lu yıllarından  sonra da ermenilerin yığınsal olarak Kuzey Azerbaycan topraklarına, nitekim onun tarihi arazisi olan Karabağ`a göç ettirilmeleri devam ettirilirdi. Tarihi araştırmalarda Zakafkasya`yadakı 1,3 mln. ermeninin 1 mln.-dan çoğu mahalli değildir. Tüm bunlara rağmen, 1916 yılından Karabağ`da (hanlık sınırları dahilinde) ahalinin yine de yaklaşık  % 51-i azerbaycanlı, % 46-i ise ermeni (yerli arnavut kökenli ermenilerle birlikte) idi. Göç ettirilen ermenilerin Karabağ`ın dağlık kısmında meskunlaştırılması daha geniş yer almıştır. Bu, mahalli olmayan ermenilerin kompakt şekilde bir yerde yaşamasını temin etmek amacıyla uygulanıyordu ve stratejik amaçlıydı.

Ermenilerin kamu-daire sisteminde sağlamlaştırılması, göç ettirme yolu ile sayılarının mekanik şekilde arttırılması ve onların ekonomik potansiyelinin sağlamlaştırılması paralel şekilde gerçekleştiriliyordu.

Bununla da çar Rusyası ermenilerin Kuzey Azerbaycan`a, nitekim Karabağ`a yığınsal şekilde göç ederek gelmesine ve burada onların kamu-siyasal, sosal-ekonomik ve kültürel kalkınması için geniş olanaklar sağladı. Çok geçmeden ermeniler Azerbaycan topraklarında “Büyük Ermenistan” hayalini gerçekleşmesi uğrunda açık mücadeleye başladılar. Adıgeçen hayalin temel kısımlarından biri de Karabağ, Erivan, Nahçivan ve diğer Azerbayan topraklarının yerli – azerbayanlı ahalisini mahvetmek ve onların yaşadıkları toprakları işgal etmek idi. Ermenilerin 1890`lı yıllardan itibaren Osmanlı devletine karşı yaptıkları haince saldırılar boşa çıktıktan sonra bu mücadelenin merkezi Kuzey Azerbayan`a geçdi.

Ermeniler 1905 yılından itibaren Azerbaycan halkına karşı yığınsal katliamları yaptılar. Ermenilerin azerbaycanlılara karşı katliampolitikası Karabağ`da daha korkulu şekil aldı.  Lakin 1905-1906 yıllarında yaptıkları katliamlar da ermenileri sakinleştirmedi. Onlar Birinci Cihan savaşının doğurduğu tarihi ortamı kullanarak yeniden mitolojik “Büyük Ermenistan” devleti yaratmağa gayret ettiler. 1915 yılında Osmanlı devletine karşı yapılan yeni isyanlarda istediklerini yapa bilmeyen ermeniler, esas güçlerini Güney Kafkasy`ada toplayarak ve çarizmin eşliğinde azerbaycanlılara karşı katliamları devam ettirmeye başladılar. Önce çar iktidarının devrilmesi (1917, şubat), sonra ise Rusya`da bolşeviklerin iktidarı ele alması ile (1917, ekim) Zakafkasya`da yaranan anarşi ortamında – uzun tarihi dönem zarfında Rusya ordusunda hizmet eden ermeni silahlı çeteleri daşnak-bolşevik grubu ile birleşerek azerbaycanlılara karşı katliamın yeni, daha korkunç dönemine başladılar. 1918 yılı martında Bakü`de başlanan ve tüm Azerbayan`ı kapsayan yeni yığınsal katliamlar Azerbayan halkına çok ağır darbe vurdu. Azerbaycan Halh Cümhuriyeti`nin kurulması ile Azerbaycan tarihinde yeni dönem başlandı. Azerbaycan Halk Cümhuriyeti Kuzey Azerbaycan`da silahlı ermeni haydut çetelerinin ve daşnak-bolşevik rejiminin Azerbaycan halkını tamamen mahvetmek planlarının önlemek için tedbirler aldı. Ancak her zaman ermeniler katliamı gerçekleştirmekde ısrarlı olmuşlar. XX yüzyılın sonundakı facialar bunu bir kez kanıtlıyor.

1905-1907 yıl katliamı

190507

Rus-japon savaşında kaybeden Rusya İmparatorluğu`nda halk ve milli bağımsızlık hareketi başlandı. Bu iki faktöleri önlemek amacıyla çar Rusyası Rus şovenizmini ve halkları birbirine kırdırmak politikasını gerçeklleştirmeye bağladı. Bu politikayı ilk olarak Kafkasya`da gerçekleştirmek kaçınılmaz idi. Ermeniler böyle bir durumdan yararlanmak için zaman ve ortam buldular. Çar Rusyası ermenileri gizlice silahlandırdı ve tarihde şöyle anılan “ermeni-müslüman kavgası” sağlandı. Azerilerle ermeniler arasında ilk karşıdurma Bakü şehrinden başlayarak Şuşa, Zengezur, Erivan, Tiflis, Nahçivan, Ordubad Eçmiadzin, Cavanşir, Gazah eyaletlerine de yayıldı. XX yy. başlarından  itibaren “ermeni sorunu” Güney Kafkasya`da partlamaya hazır bir barut fıçısına dönüşmüştür.

1905 yılında Kafkasya`da türklerin yaşadığı köylerin sayısı 5.910 idi. Erivan eyaletinde 860, Yelizaverpol eyaletinde 1.173, Bakü eyaletinde 1.111, müslüman-türk köyünün olması ermeni şovenlerini endişelendiriyordu. Genellikle, XX yy. başlarında Güney Kafkasya`da 54 eyalet vardı. Bunlardan toplam 5-de ermeniler falalık oluşturuyordu. Bu nedenle de ermeni silahlı çeteleri azeriler yaşayan köylere saldırıyor, ahalini öldürüyor, kovuyor ve böylece sayı açıdan üstünlüye sahip olmak istiyorlar ki, ileride özerklik, bağımsız ermeni devleti kurmak olnağı edinebisinler. Taşnaklar bu köylerin, bu toprakların ermenilerin olmasının tek yolunu silahlı çatışmalarda görürdüler. Bu amacla da onlar Kuzey ve Güney Azerbaycan`ın farklı bölgelerinde yerel devlet ve ermeni örgütleri ermenileri silahlandırır ve azerilere karşı savaşa sürüklüyorlardı.

Kapsamlı şekilde hazırlık üzerine ermeniler 1905 yılı şubatın başlarından Bakü`de katliam yaptılar; çok geçmeden Erivan`da kargaşalar bütün oluşturdu. Nahçivan, Zengezur  ermeni silahlı çetelerinin baskınlarına uğradı. Köyleri yıkıyor, yandırıyor, suçsuz masum insanları kılıçlıyordular. Yerel  ahali dede-baba yurdunu terketmeye, mülteci olmaya başladılar. Erivan`dan verilen bir haberde anlatılıyor “Her atarfdan mezarlığa cenazeler getirilyor. Çoğu müslümandır. Ölenler ve yaralananların sayısı artmaktadır. Gün boyunca ateş sesleri duyuluyordu. Bir tatarın evine bomba atmışlar, 24 kişi ölmüş ve yaralanmış. Tepebaş mahallesinde tatarların evlerini bombalamışlar, çok sayıda insan ölmüş. Zengi deresinde öldürülenler fazladır. Azeriler sokaklara çıkmaktan korkuyorlar. Çoğu şehri terketmiş”. Amaçları da şehirden çıkarmak idi. “Ermeni sorunu” XX yy. başlarında adeta bu yola gerçekleştiriliyordu. Sadece Erivan şehrinde değil, eyaletin azeriler yaşayan tüm şehirlerinde durum böyleydi. Eçmiadzin eyalet başkanının verdiği haberde şöyle anlatılıyordu: “800 Toroslu ermeni müslüman köyüne saldırmış. Köyü yağmalamışlar. 53 kişiyi öldürüp ve yandırmışlar. 27 kişi yaralanmış. 255 köyün tüm ot yığınları, tahıl tarlaları yandırılıp.” Adıgeçen haberde : “Taşnaksütyun partisi barış için her iki halka seslense de, aslında ise terörizm hareketlerini gerçekleştirmektir.”

Genellikle, 1905-1906 tarihinde ermeni-müslüman savaşında Erivan ve Yelizavetpol eyaletlerinde 200-den fazla köyü ermeniler yağmalaşım ve ahalisini katilam yapmışlar. “Taşnaksütyun” Partisi liderleri “ermeni sorunu”nu çözmek, “Büyük Ermenistan” hayellerini gerçekleştirmek için tüm yerel örgütlere emir vererek talep etmiş ki, Erivan, Gence ve Garabağ bölgelerinde bulunan tüm türk köylerini yakıp yıksınlar, bu köyleri yerel ahaliden, yani azerilerden kati olarak temizlesinler.

1905-1907 yıllarında ermeni-müslüman savaşına atfedilmiş “Kanlı seneler” eserinde saygın yazar M.S.Ordubadi yazırdl: “9 haziranda 1905 yılında ermeniler azeriler yaşayan Tekiye köyüne hücum etmişler. Müslümanlar tamamen silahsız, ermeniler ise modern silahlı olmuşlar. Ona göre de köy sakinleri köyü boşaltmış, kadınlar çocuklarını kendileriyle beraber alıp dağlara çıkmışlar. İmam Muhammed Ali Mirza Abdülhüseyin Gazızade`nin büyük sarayını ateşlemişler, ikiyüz nüsha Kuran ve mukaddes kitapları da ateşlemişler. Eçmiadzin`de 9 ünlü azeri köyü yıkılsa da hükümet hiç bir önlem almamıştır.”

Azeri köylerinin yıkılması aynı zamanda çar hükümetinin isteyi idi. Çar memurları da ulusal kavgayı kışkırtmakla bir tarafdan oluşan bağımsızlık hareketinin bastırılmasına ve diğer tarafdan da boşaltılmış müslüman köylerinde hristiyanların yerleşmesine olanak sağlıyorlardı. Aynı gün  ermeniler Helec, Saldaşı, İncevar, Daşnov köylerini yakıp yıkmışlar, ahaliye kaba kuvvet kullanmışlar. Kaçıp kurtaranlar Gatar köyüne sığnmışlar. Fakat 1 ağustos 1906 yılında ermeniler her tarafdan Gatar köyünü sarmıp ateş etmişler.

Ermeni şovnirleri 750 evden, 3.500 kişiden oluşan Gatar köyünü yıktıkdan sonra Ohçu çayı kıyısında yerleşik türk köylerini yakıp, Zengezur eyaletinin anahtarı olan Ohçu, Şabadin, Aralıg, Pirdavdan ve Atgız köylerini de yağmalamışlar.

Yapılanlar hem de “Büyük Ermenistan” hayellerini gerçekleştirmek yolunda “Taşnaksütyun” ve “Hnçak” partilerininin izledikleri acımasız politikanın anlamıydı. “Türksüz Ermenistan”a sahip olmak için şovenizmden, acımasız vahşetliyi kullanmakişbu partilerin mücadile sloganı olmuştur.  Müslüman katliamının dehşeti tüm Kafkasya`yı, İran ve Doğu Anadolu`yu sarmıştı. Bunun ilgili olarak Gence valisi 9 ağustos 1907`de Petersburg`u bilgilendiriyordu ki, masum müslüman köylülerinin üzerine “yaklaşık yünbinlik ordu göndermiş, Türkiye`den olan mülteciler ve sadece insan öldürmeyi adet etmiş yerel katillerin hepsi işbu orduya katılmıştır. Genellikle, Batı Azerbaycan`da bulunan 18 bölgede ermeni baskınına uğramayan köy, nokta kalmamıştır. Dereleyez bölgesinin XIX yüzyıl sonlarından itibaren 154 köyü vardı ki, bunlardan 45 köy 1905-1907 yıllarında yıkılmıştır. Diğer köylerin ahalisi ise İran`a, Azerbaycan`a ve Nahçivan`a kaçmışlardı. Yollarda ermeni kurşunlarından ölmüşlerdi.”

1914-1920 yıl katliamları

191420

XX yüzyıl başlarından itibaren Azerbaycan`ın tarihi topraklarında ermeni şovenizmi planlı, düşünülmüş şekilde katliamı gerçekleştirmeye başladı. “Ecnebi ermeni eğilimi” XX yüzyıl başlarından itibaren çar Rusya`sı ve bolşevik ideolojisinin oluşturduğu uluslararası ihtilaf ortamında meyadana çıkacak sorunlarla hayellerine kovuştular. Yüzyılın ilk döneminde Azerbaycan`da katliamlar, terör olayları gerçekleştiren ermeni şovenleri “Büyük Ermenistan” ve “Denizden denize devlet” prensiplerini gerçekleştirmek için ilk defa 1905-1907 yıllarında yerel azerilere karşı katliam ve sınır dışı etmek politikasını yerine getirdiler. Adıgeçen yıllarda Batı Azerbaycan`ın  Erivan, Göyçe, Zengezur bölgelerinde, aynı zamanda Gence, Karabağ ve diğer bölgelerde esaslı temizleme politikaslnın yürütülmesi ermeni milliyetçilerinin ve çar Rusya`nın temel amaçlarından idi. Ne yazık ki, ermenilerin milletimize karşı yaptığı kitlesel katliam ve sınır dışı etmek politikası birinci olsa da sonuncu olmadı.

Batı Azerbaycan`da  (şimdiki Ermenistan) ve Nahçivan`da yaşayan azerilerin katledildiyi gün için ermeniler yeniden 3 tümen oluşturdular. Rusya`da Burjuva Şubat (1917) Devrimi`nden sonra Rusya`nın cephelerde durumu fenalaşdı. Rusya Ordusu`nda savaşan üç konutundan oluşan 250 bin ermeni gönüllüleri türk ordusunun rus ordusuna karşı hamleleri sonucunda dağıtılmış, haydut çetelerine dönüşerek rus askeri birliklerine yayıldılar ve bunun sonucunda türk-müslüman katliamı zayıfladı. Çünkü yekpare komuta hem rus ordusunun emrinde idi, hem de ermeni güçleri bölünmüştür. Fakat “Büyük Ermenistan” hayellerini gerçekleştirmek için ermeniler yeni planlar düzenlediler. Bu plan gereğince ilk olarak türksüz ülke oluşturmak gerekiyordu. Bu amaçla ermeniler azerileri mahvetmek için perakende hayhdut çeteleri ile yetinmeyip, yeniden muzavvaf ordu kurmağı karar aldılar. Bunun için 1917 mayısında 0 zamankı Rusya geçici hukumet başkanı  Kerenskin`e temsilci gönderip, ondan rus ordusunda bulunan ermeni gönüllülerinden yeni ordu kurup türklere karşı savaşma güçlendirmesini rica etmişlerdi.

Ermeniler hem de geçici hukumetten silah da talep etmişler. Kerenski ermenilerin ricalarını yerine getirip, taleplerini de temin etti. Bunun üzerine ermeniler 1917 mayısında 35 binlik ordu birlikleri kurdular. General T.Nazaryan birlik komutanı, Dro Ganyan birlik komutanı yardımcısı görevine atandılar. Birik 3 tümene bölündü. Tümenler arasında alan bölümü yapıldı. Hangi tümen, hangi bölgelerdeki azerileri öldürüp, yakıp mahvetmelidirse, onlar belirlendi:

  1. General Andronik Nahçivan; Sisyan – Zengezur ve Karabağ`ın dağlık kısımlarında
  2. General Arisyan ve Dro Ganyan Erivan, Erivan bölgesi, Zengibasar, Eçmiadzin, Gurudüzlü ve Vedibasar ilçelerinde, Gemerli ve Dereleyez zonlarında,
  3. Albay Silikov-silikyan Göyçe gölü bölgesi ilçelerinde azerileri mahvetmeliydi. Bu alçaklar adıgeçen plan üzere operasyona başladılar.

I Dünya savaşından sonra ermenilerin Güney Kafkas`da sinsi planlarını gerçekleştirmek için elverişli ortam yarandı.  Türkiye arazisinde ermeni askeri çeteleri ile birlikte Erivan Eyaleti`ne, Karabağ`a ve Z engezur`a büyük sayıda ermeni göç etmiştir. Tabi ki, Azerbaycan`ın Batı arazilerinde meskunlaşan bu ermeniler henüz XVIII-XIX yüzyıllarda olduğu gibi, bu dönem de yerel azerileri türlü yollarla sıkıştırırdılar. 1918 martına kadar Erivan Eyaleti`nde 199 azeri köyünün yıkılması tesadüf değildir. İşte bu süreçden sonra Erivan Eyaleti arazisinde ermeni devletinin kurulması, sonra da Azerbaycan`ın diğer arazilerine karşı toprak davası aşaması başladı. Rus çarlığının memleket dışında yürüttüğü koloni politikası ermenilerin, özellikle de onların terör örgütü olan “Taşnaksütyun” faaliyetini “biraz” hafifletmeye çalışsa da, ermeni şovinleri Avrupa ülkelerinde “ermeni sorunu”nun siyasal aleme girmesini temin edebilmiştir. Hatta bunun yanısıra Bakü gelmiş ermeni taşnakları “Büyük Ermenistan” kurulması için yeni taktik düzenlediler.

Tabi ki bu süreçler seri ve düşünülmüş şekilde gerçekleştirildi. Rusya`da yaşanmış Şubat Burjuva Evrimi üzerine Bake`dü bolşevikler ve taşnaklar birlikte harekete başladılar. Bu beraberliyin her şeyden önce “Müsavat” partisinin iktidarı gelmesini önlemek ve azerilere karşı bir sonrakı katliamı gerçekleştirmek amacı vardır. Henüz ermeniler 1917 yılı Ümumkafkas düzeyinde yaptıkları birçok toplantılarda gürcü ve azerilere karşı arazi davalarını aşık şekilde söylemeye başladılar. Adıgeçen yılda ermeni milliyetçileri Tiflis`te yapılan köylü milletvekilleri kongresinde “göçebeler” (uluslar) hakkında sorunu kaldırarak Güney Kafkas`ın idari açıdan tekrar olarak bölünmesi önerisi ile sunum yaptılar ve Yelizavetpol (Gence) Eyaleti`nin iki idari bölgeye ayrılması fikrini ortaya çıkardılar. Bu önerilerde ermeniler ilk olarak Telizovetpol eyaletinin dağlık kısmının ve Karabağ, aynı zamanda Zengezur`un da dahil edildiyi Ganri Eyaleti`nin kurulmasını önerdiler. Böylece, ermeni taşnakları Güney Kafkas`ın, ilk olarak Gence Eyaleti`nin yeni idari bölümü hususunda ses yapmakla aslında “Büyük Ermenistan” haritasının çevre çizgisini çekmiş oldular.

Ekim 1917 yılında Tiflis`te yapılan “Ulusal ermeni konferansı”ndakı durum ve alınan görüşler de çok geçmeden ermeni-gürcü ve ermeni-azeri ilişkilerini yeteri kadar gerginleştirdi. Ermeni tarihçilerinden O.Minasyanve diğerleri bunun nedenlerini gürcü basınının, özellikle de türkler ve azerilere iftira atılsa da, Güney Kafkas`dakı siyasal-askeri çatışmanın temel failinin ermeni taşnakları olmaları aynı dönemde olgular ve belgelerle kanıtlanmıştır. Fakat bolşeviklerin milletlerin hak beraberliğine dair kandırıcı siyaseti , 1917 aralık ayında Lenin ermenilerin planlarının gerçekleşmesine olanak sağlayan organizasyonları (S.Şaumyan`ın Kafkas`ın Acil Durum Yönetimi Başkanlığı`na atanması) onları daha da etkinleştirdi.

Bu dönemde Güney Kafkas`dakı iç ve dış politika, nitekim sınırlar sorunu 1917 yılın sonu 1918 yılın başlarında yapılar bir takım görüşler ve sözleşmeler de (Erzincan, Trabzon, Brest-Litovsk, Batum) önemli yerlerden birine sahip oldu. Fakat ermeniler yapılan sözleşmelere uymayarak çok sayıda silahlı güçlerle Azerbaycan topraklarında, özellikle de Erivan, Zengezur ve Nahçivan bölgelerinde terör ve şiddete başladılar. 1917 aralık ayından itibaren  ermeni silahlı çeteleri Umudlu, Garalar, sırhavend, Buruc, Çıraglı ve b. Köylere saldırarak ahaliyi taşnaklara tabi olmaya zorladılar. Azerilerden türlü vergilerin toplanması, ahalinin hayvanlarının çalınması bu dönemden sonra muntazam hal oluyor. 1917 aralığında ermeni silahlı haydut çeteleri Erivan, Zengezur, Karabağ  ve Nahçivan`ın bir takım köylerine girerek ahaliyi evlerinde bekçi koymakla beraber onlardan tabi olmalarını talep edirdiler.

Azerbaycanlıların Ermenistan SSC ‘den sınır dışı edilmesi

19481953

II Cihan savaşında Mikoyan komandanlığında ermeni liderleri “Büyük Ermenistan” uğrunda iki başlı işler görmüşler. Bir taraftan Hitler`in kazanacağına inanıp ona Zakafkasya`da iki devletin ermeni ve gürcü devletlerinin kurulmasını ön görmüşler. Bununla onlar Azerbaycan topraklarına sahip olmak istemişler. Başka açıdan Sovyetler Birliği kazanırsa, Türkiyen`in Kars eyaleti ve ona yakın arazilerin Sovyet Ermenistanı`na birleştirilmesi planını çizmişlerdi. Her iki durumda azerilerin Zakafkasya`dan Orta Asya`ya ve Sibir`e göçürülmesini düşünüyorlardı.

Sonrakı planın ilk adımı müttefiklerin Tahran Konferansı`nda (28.XI-01.XII.1943) kendini açığa aldı. Ermeniler konferansta yurt dışındakı ermenilerin Sovyet Ermenistanı`na göçürülmesi anlaşmasına sahip oldular.

Amaç Türkiye`den toprak kazanmak ve Ermenistan`dakı azerileri yabancı ermenilerin Sovyet Ermenistanı`na akını ile ilgili göçürmü etmek idi. Amacın önceliğine sahip olmak için ermeniler Sovyet hükumetine tazyik ettiler.

Sovyet hükumeti Türkiye Cumhuriyeti`ne nota verip (1945) yukarıda adı geçen araziyi (26.4kv.km) ve boğazların yönetimini talep etdi. Bu durumda az kalsın Sovyetler Birliği ve Türkiye arasında III Cihan savaşı çıkacakdı. Büyük tehlikeyi sezen Stalin talebinden vaz geçti. Böylelikle ermenilerin bu amacı da boşa çıktı. Türkiye`den toprak koparmak karmaşık bir duruma düşdükden sonra ermeniler Sovyet Azerbaycan`ın üzerine geldiler. 1945 yılı ekim ayında Ermenistan KP MK sekreteri G. Arutyunov İ. Stalin`e mektubunda Karabağ`ın Ermenistan SSSR`sine verilmesini rica etdi. Stalin bu mektubu K.M.Malenkov`un üzerine, Malenkov da Azerbaycan yönetimine gönderdi. Mircafer Bağırov mektuba cevaben, Azerbaycan bu teklife karşı çıkmıyor, ama bu şartla ki, Ermenistan SSR ve Dağıstan MSSR de daha çok azeriler yaşayan Azerbaycan`la komşu olan ve tarihen Azerbaycan`ın ayrılmaz kısmı olmuş araziler (Zengezur, Göyçe, Borçalı, Derbend ve. b) de ona geri verilsin. Bununla da ermenilerin sıradakı girişimi de boşa çıkarıldı.

Karabağ`ın Ermenistan`a birleştirilmesi hamlesi boşa çıktıktan sonra 1945 yılı ekim ayında Ermenistan hükumetinin dilekçesini göz önünde bulundurarak SSRİ hükumeti yurt dışında olan ermenilerin Sovyet Ermenistanı`na göçürülmesi emeliyatının organize olması ile ilgili karar verir. İlk hamlede 130 bin ermeninin ermenistana göçürülmesi tespit edildi. Bu göçe yabancı ermeni örgütleri (“Hnçak”, “Ramkavar” partileri, Genel ermeni Hayır cemiyyeti) 1 milyon dolar para harcadılar. İlk göçde 90 binden fazla ermeni (1946 yılında 50.9 bin  1947 yılında 35.4 bin) geldi. Sovyet Ermenistanı`nda hükumet göçmenlerin yerleştirilmesini politika amaclı geciktirdi. Onlar haftalarla tren istasyonlarında kalıyorlardı. Buna bahane olarak göçmenleri yerleştirmek için ortam olmadığını söylüyorlardı. Ermenistan bu durmdan sıyrılmak yolunu Azerileri toplu olarak yurtlarından çıkarmakta görüyorlardı. Moskova bu avantüre izin verdi. Stalin SSRİ Bakanlar Sovyeti adından 23 aralık 1947 de “Ermenistan SSR`den çiftçi ve diğer azeri ahalinin Azerbaycan SSR`nin Kür-Araz ovasına göçürülmesi hakkında” 4083 sayılı kararı onayladı. Azerbaycan SSR Bakanlar Sovyeti ise 2 Şubat 1948 yılında göçürlüme hakkında aynı kararı kabullendi.

SSRİ Bakanlar Sovyeti`nin yukardakı kararına işik tutmak maksatlı 10 mart 1948 yılında yeniden ikinci kararı verdi. Çünkü önceki kararda giriş ve izahat yoktu. Ama hem SSRİ hükumetinin, hem de Azerbaycan hükumetinin kararları amaçsız olarak  gerçek hakikat ve mühite uygun gelmiyordu.

23 aralık 1947 tarihli kararda, 1948-1950 senelerinde “gönüllük” prensibi temelinde Ermenistan SSR`de yaşayan 100 bin çifçi ve diğer azeri ahali Azerbaycan SSR`nin Kür-Araz ovasına göçürülsün. Böylelikle, Batı Azerbaycan`ın azerbaycanlı ahalisinin sıradakı göçürülmesi başladı. Bu göçürülme son iki yüzyılda Batı Azerbaycan`dan ahalinin katliamı ve göçürülmesi üzre VII (1828, 1856, 1878, 1905-1907, 1918-1920, 1937-1938, 1948-1953) idi. Bu katliamı ve göçürülme sonucunda 150.000 azeri ahali Ermenistan SSR`den Azerbaycan SSR`nin Kür-Araz ovasına ve zorlukla diğer rayonlara dağıtıldı Sonuçta 50.000 ahali yok oldu. 50.000 ahali ise Stalin öldükden sonra dağıtılmış ata yurtlarına dönüb komalarda yaşamakla eski evlerini yeniden kurmayı başardılar. Bu olay da katliamın sıradakı bir aşamasıydı.

1948-1953 yılları üzere “gönüllü” göçürülme üç  aşama üzere uygulanmalı idi: I aşama 1948-1950, II aşama 1951-1952 yılları, III aşama 1953. I aşamanın ilkin sonuçları fiyasko oldu. Muğana göçürülen ahalinin çoğunluğu hususi ihtiyarlar ve çocuklar toplu olarak hava ve ortamın kötü olmasından türlü hastalıklara tutuldular ve toplu telef olma halleri oldu. Bu olaydan haberi olan henüz göçürülmemiş ahali çıkılmaz durumda kaldı. İmkansız ahali Azerbaycan`ın dağlık bölgelerine özellikle de Dağlık Karabağ`a göç etmek isteklerini söyleseler de isteklerine ulaşamadılar.

Ama fazla zorlukla Pembek arazisinin Barana (Noyemberyan) ilçesinin bazı köyleri Lembeli, Köprülü ve b. Azerbaycan SSR`nin Gazah ilçesinde yerleşmesi için aldılar.

Fakat ahaliyi Ceyran Çölde çadırlarda ve pikaplarda yerleştirdiler. Bir çok göçmenler toprağı kazıp koyun yatağı gibi evler yapsalar da, yaşam ortamı fazla zorunluydu. Hükumetin kasabanın salınması için gücü yoktu.  Ama devlet onların evlerini envanter yaparak yurt dışından gelen ermenilere veriyordu. Hatta boş evlere de kendi sahibini sokuyorlardı. Noyemberyan ilçe Lembeli köyünün ahalisi Stalin`in ölümünden sonra köyün kenarlarında gecekondular inşa ederek orada yaşadılar. Sadece Huruşov`dan cevap mektubu geldikden sonra Lembeli cemaati boş olan evlerinde yerleşe bildiler.

Borçalı köylerine dağılmış azerilerin ise kaderi daha kötü oldu. 1951 senesinin sonbaharında onları trenlerle Kazakistan`a tehcir edildiler. Göçürülme ile ilgili Azerbaycan SSR`nin o dönemki yönetimi (M.C Bağırov, T. Guliyev, N. Haydarov) çıkılmaz duruma düştüler. Çünkü o dönemde Azerbaycan halkının ekonomik kültürel yaşam düzeyi Zakafkasya Cumhuriyetleri içerisinde kat-kat aşağı düzeyinde idi. Az zaman içerisinde 100.000 ahaliyi yerleştirmek kolay mesele değildir. Bu “halklar atası” Stalin`in iradesi idi.

N.Hruşov`un da yönetiminin son yıllarında “Büyük Ermenistan” düşüncesi Mikoyan sayesinde Sovyet yönetimini gündemine çıkarıldı. Huruşov`un tarım politikasından – SSRİ`nin ekonomi bölgelere ayrılması politikasından yararlanan Mikoyan ireli sürdü ki, Ermenistan SSR`de ve Nahçıvan MSSR`de ekonominin uygun kalkınması için Nahçıvan MSSR`nin Ermenistan SSR-ye birleştirilmesi önemlidir. Huruşov iddiayı Azerbaycan aydınlarının tartışmasına verdi ve sonuç olarak bu iş alınmadı.

Bu yıllarda Ermenistan`da yaşayan azerilere karşı ilişkide malum durgunluk  oldu. O zamanda cumhuriyetin Stalinci rehberlerine karşı uygulanan keskin ve adaletli tedbirler arazilerde sorumluluk duygusunu artırır, her hangi bir aşırı eylemlerin karşısı alınırdı. Ama ermenilerin “Mets yeğerni” (“Büyük kırğın”) adlandırdıkları 1915 senesi olaylarının 50.yıl dönümü yakınlaştıkca arazi iddiaları türklere karşı üvey ilişkiler baş kalıdırmaya başlamıştı. Özellikle Krım`ın Ukrayna SSR`e verilmesinden sonra aşırı talepler geniş boyutlara ulaşmıştır.

1962-63 senelerinde Ermenistan KP MK bürosunda Azerbaycan ve Türkiye toprak iddiaları hakkında Moskova`ya gönderilen azerilerle ilgili sorunlar müzakere olunan zaman gizli konuşmalarda böyle bir fakt tespit edildi ki, SSRİ Yüksek Sovyeti Daimi Üye Kadroları`nın  başkanı A,İ, Mikoyan Dağlık Karabağ  Özerk Eyaleti`nin Ermenistan SSR bünyesine verilmesi meselesini N.S. Huruşov`un karşısında kaldırılmış, Huruşov ise cevabında demiştır ki, yeteri kadar askeri araçlar ayırıp ermenilerin bir gece içinde Dağlık Karabağ`da Ermenistan`a göç etdirilmesi hakkında komut verebilir. Tabi ki, böyle sert tepki de kendi etkisini gösterdi.

Fakat 1964 yılında N.S. Huruşov`un hükümranlığından uzaklaştırılması geçici durgunluğu bozdu. Ermenistan`da “mets yeğerni” isimlendirilen olayın 50. yıl dönümünü bildirmeye hazırlık işleri genişlendi. Bu konferansın yapılmasında yabancı ülkelerde faaliyetde olan Taşnak partisinin ve diğer irticacı milliyetçi parti ve grupların amacı Ermenistan SSR`in yönetiminin    faaliyeti ile aynı konumda, her iki tarafda yapılan propaganda da bu amacla yönlendirilmiştir. Böyle ki, iddia edilir ki, “katliam” için Türkiye hükumeti ve halkı sorumluluk taşıyor, ezeli Ermenistan toprakları yeniden birleştirilmeli ve “Büyük Ermenistan” devleti yaradılmalıdır.

Gürcüstan SSR`in Bogdanovka ilçesi, ayrıca ona komşu olan bölgelerin, Azerbaycan SSR Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti`nin ve Dağlık Karabağ Özerk Eyaleti`nin, Türkiye Cumhuriyeti`nin büyük bir bölümünün Erdehan, Trabzon, Kars, Bitlis, Van eyaletlerinin Ermenistan`a birleştirmek meselesi hem resmi makamlarda, hem de toplum tarafından iddia edilen karar, müracaat kabul ediliyordu. Tüm çalışma ekibi, çifçiler yüksek ve orta okullarında hatta ilk okullarda böyle propagandalar yapılıyor, “Mets yeğerni”nin 50.yıl dönümünü ermeni halkının birliyi için yüksek düzeyde geçirmek çağrısı duyurulur, seslenir, türklere karşı nefret hissi telkin eden filmler gösterilir, kitaplar yayınlanıyordu. Toplu basın mensupları ermeni halkının bilgeliği, komşu halkların göçeben ve gelme oldukları hakda büyük makaleler bastırılıyor, radyo ve televizyonda programlar organize olunuyordu.

Söylemek gerekir ki, artık 1965 senesinde ermeni terör ordusu “ASALA” da oluşmuştur.  Hatta örgütün kumandanlığı “Mets yeğerni”nin 50.yıl dönümü ve “halk kahramanı” Ozanyan Andronik`in anadan olmasının 100. yıl dönümü aynı güne (24 nisan 1965) salarak türk katliamları …. planını çizmiştir. Planın programına göre 24 nisan günü silahlı çeteler Ermenistan`dakı azeri köylerine saldırı düzenlemeli, masum insanları toplu şekilde öldürmeli idi. Aynı zamanda Türkiye arazilerinde pozuculuk edip, saldırı düzenleme, katliamlar yapmağı planlanlıyolardı. Bu zaman radyo ve televizyonla tüm dünyaya ilan etmeli idiler  ki, sanki gizli silahlanmış azeriler ermeni köylerine baskın yapmışlar ve bunlara yardım amacı ile türk ordusu sınırı aşıp sovyet sınır askerlerine saldırı yapmışlar. Planda “ASALA” umuyordu ki, Sovyet Ordusu çatışmaya katılacak, bu süreyi kullanarak Türkiye topraklarını – Kars, Erdehan, Iğdır ve b. eyaletlerini tutmak mümkün olacak.

Bu sürede planı anlayan insanlar Gürcüstan`dan ve Azerbaycan`dan Moskova`ya telegraf çektiler. Devlet acil önlem almak zorunda kaldı. Tüm ermeni ve Azerbaycan köylerine polis ve asker koyuldu, orduya uyanık olma emri verildi. Ermeniler zorunlukda kalarak plandan vazgeçti. Ama yukarıda ibraz edildiği gibi, Erivan`da Lenin Alanında miting yapmışlar.  Ordudan isyancılara dağılmak emri geldiyi zaman başda keşiş Vazgen olamakla isyancılar ayakkabılarını ellerine alıp Eçmiadzin kilsesine yürüş ettiler. (30 km) Sonrakı günler ise özellikle 1965 yılı 23-24-25 nisan günlerinde yapılan konferanslar son  noktasına ulaştı. Erivan şehrinin ermeni ahalisi sokaklara çıkarak “genosit” kurbanlarının hatırasına dikilmiş memorial anıta yürüdüler. İsyancıların önünde katalikosla birlikte cumhuriyetin idarecileri yürüyorlardı. Toplumun başı üzerinde kara parça ile örtülmüş remzi tabut ve “Büyük Ermenistan”, “Koparılmış araziler Ermenistan`a geri verilmelidir”, “İntikam” sözleri yazılmış sloqanlar aparılıyordu.

Bu olaydan sonra Ermenistan SSR`in azeri ahalisi sıkıştırılmağa başlanıldı, özellikle Erivan`da, Leninkan`da, Kirovkan`da, Kafan`da otobüslerde Pazar yerlerinde azeriler aşağılanır, dövülüyordu.

Azeriler Moskova`yı hem dilekçe, telegramlar aracılığıyla uyarmış, hem de temsilci göndermişler. Böylelikle, azerilerin şikayeti Sovyet İKP MK politik bürosunun toplantısında müzakere olundu; Guark ilçesinde “ulusal adabın durumu” konusunda meseleye bakıldı ve ulusal adabı iyileştirmek için tavsiyeler edildi. Cumhuriyet`te ise hiçkimse ceza almadı. Yalnız Ermenistan KP Merkezi Kurulu birinci sekreteri Y, Zarobyan görevinden alınarak 1966 şubat ayında SSRİ Elektroteknik Ekonomisi Bakanı yardımcısı vazifesine atandı. Ermenistan`da yaşayan azerilerin zorunlu hayatı olduğu gibi kaldı. Malesef, uzun yıllar çar Rusyası`nın ve SSRİ`nin maceraperest politikası sayesinde ermenilerin Batı Azerbaycan türklerine karşı yaptıkları 9 göçürme ve katliam politikası kendi politik siyasi değerini dünya düzeyinde ala bilemedi.

Türkiye`den ve Azerbaycan`dan toprak koparmak uğrundakı mağlup olan ermeniler mücadele taktiğini deyiştiler. Bu mücadele yolunun biri eski taktikleri olan terör, diğeri ise “Büyük Ermenistan” uğruna para toplamak oldu. Ona da dikkat geçmek gerekiyor ki, ermenilerin Taşnak partisi Yer üzerinde yegane partidir ki, kendi kanununamesinde teröre yer verir. Bu terörle de tayin olunmuş maksatlarına ulaşıyolar.

“Çilekeş ermeni halkı” için toplanan para hem yurt dışı ermeni diasporası tarafından, hem de SSRİ`de yaşayan ermeni ahalisi tarafından toplanırdı. Ayrıca SSRİ`de para türlü örgütler (tarihi anıtların korunması , doğanın korunması) adından da toplanırdı. “Büyük Ermenistan” adına para vermeyen ermenilere ceza bile veriyorlardı. Bunu 1988 yılı 28-29 şubat Sumgayıt olayı, 1990 yılı 13-17 ocak ayında Bakü olayları sübut edir. Ermeniler tarafından hazırlanan bu eylemlerde ermeniler “Büyük Ermenistan” fonuna para vermeyen ermenileri katletmişler, hem de soruşturmada belli olmuş ki, bu eylemler ermeniler tarafından Moskova`nın rizası ile yapılmıştır.

Toplanan paralar Eçmiadzin kilisesinin adı ile yabancı bakalara dahil edilirdi. 1965 yılında yalancı “ermeni katliamı”nın 50.yıldönümünü kutlarken ermeniler açık veriyolardı. “Büyük Ermünistan” uğrunda 40 milyar ABD doları tutarında para toplamışlar. Onlar itiraf ediyorlardı ki, para toplamada amac Türkiye`den ve İran`dan “ermeni” topraklarını almaktır. Bu para ile taşnaklar terörist ermeni ordusu “ASALA”yı yaratdılar..

Sovyet Birliği`nde “ASALA”nın ilk operasyonları Moskova`da metronun patlatılması, Ermenistan`da askeri silahlı depolarından silahların çalınması, Sumgayıt ve Bakü`de ermeni istilaları, Özbekistan`da SSRİ savcılığında sorumlu eleman Gdlyan`ın yönetimi ile Ahıska türklürenin yağmalanması, Masis ve Guark katliamları ve başka faktları söylemek olur.

Guba mezarliği

qsoyqirim

Guba`da ermeniler tarfından yapılan en feci katliamdır. 2007 tarihinde şehir stadı onarımı için gazı çalışmaları yapılırken burada yığınsal mezarlı\a rastlanmış ve çalışmalar ertelenerek araziye uzmanlar sevkedilmiştir. Gazı çalışmalar hala devam ediyor.

Guba`da mezarlıkta bulunan kemiklerin 1918 tarihinde ermenilerin yaptıkları katliamın kurbanlarına ait olduğu onaylanmıştır. Mart Katliamı veya Mart Olayları (ingilizce: March Events) – 30 mart 1918 ve 3 nisan tarihleri arasında Bakü şehrinde ve  Bakü eyaletinin farklı bölgelerinde, aynı zamanda Şamahı, Haçmaz, Lenkeran, Hacıgabul, Selyan, Zengezur, Karabağ, Nahçivan ve  diğer arazilerde Bakü Sovyeti ve taşnak ermeni silahlı çetelerinin azerilere karşı büyük katliamlar yaptılar. Bölgelerde en büyük katliam Guba`da olmuştur. Nisan ayında Guba`ya gönderilen taşnak çetelerinin komutanı Hamazasp belirtmişti: “Ben ermeni halkının kahramanı ve onun savunucusuyum… bana Hazar denizinden Şahdağa`a kadar olan arazilerde tüm müslümanları  mahvetmek emri verilmiştir.” Onun başkanlığını yaptığı taşnak çeteleri Guba`da 122 köyü yakmıştır. Yerel sakinler ise gaddarca katledilmişler. Hatta ermeniler insanların gözlerini çıkarıp “muska” yapmışlar.

Ermeni milliyetçileri tarafından yapılan katliam zamanı 30 bine yakın adam öldürüldü. Resmi kaynaklar gereğince katliam sonucunda 12 bne yakın azeri katledilmiş, onbinlerle insan kaybolmuştur. Azerbaycan ulusal lideri, cumhurbaşkanı Haydar Aliyev`in 26 mart 1998 tarihli ermi ile 31 mart Azerbaycanlı`ların Katliamı Günü gibi anılır.

Ermeni işgalının kısa kronolojisi

Ermeniler Azerbaycan arazisine göç ettikleri günden itibaren arazi davaları kaldırıp akıl almayan işgaller yapsalar da, HH yüzyılın başlarından başlayarak bu işgaller daha da yüksek boyutlu olmuştur.

Bu tarihi faciaların konolojisini bilginize sunuyoruz:

29 mayıs 1918 yılı. “Azerbaycan Parlamentosu (Milli Şura) Antanta devletlerinin sürekli baskıları üzerine Azerbaycan kenti olan Erivan`ın Ermenistan`a verilmesi hakkında karar kabul edir. H.Hasmemmedov, M.Y.Caferov, E.Şeyhulislamov, M.Meherremov sunum yaparak Erivan kentinin ermenilere verilmesinin gayri mümkün olduğunu söylüyorlar. İki gün sonra Erivan Milli Şurası`nın üyheleri Mir Hidayet Seyidov, Bağır Rzayev ve Neriman bey Nerimanbeyov Erivan`ın ermenilere verilmesine itirazlarını belirtiyorlar. Ancak 1 haziranda yapılan Azerbaycan Milli Şurası Toplantısı işbu itirazı kabul etmiyor. Bunun yanısıra Erivan`ın veilmesi ile ilgili olarak kente temsilcilerin gönderilmesi kararı verilir.”

Milli Şura`nın 29 mayıs 1918 yılı toplantısı protokolü gereğince listede bulunan 28 kişiden 20`si bu kararın lehine oy kullanıyor. 1 kişi aleyhine, 3 kişi ise  tarafsız kalır

01 aralık 1920 yılı. Azerbaycan`ın Zengezur mahalının büyük kısmı Moskova başkanlığının kararı  ile Ermenistan`a verilir.

07 temmuz 1923 yılı. Moskova başkanlığının kararı ile Dağlık Karabağ`a özerk eyalet statüsü verilir.

18 eylül 1923 yılı. Hanköyü`nin adı değiştirilip, “Stepanakert” olarak anılır.

18 şubat 1929 yılı. Moskova başkanlığının kararı ile Nahçivan özerk Cumhuriyeti`ne ait olan 657 kare km arazi–Gurdbulag, Hörediz, Oğbun, Almalı, İtgıran, Sultanbey, Garseven, Kilid ve diğer köyler, aynı zamanda  Zengilan ilçe Nüvedi köyü, Gazah ilçesinin 4400 hektarlık orman alanı Ermenistan`a verilir.

1930 yılı. Moskova başkanlığının kararı ile Nahçivan`ın Eldere, Lehvaz, Astazur ve diğer konut meskenleri Ermenistan`a verilir ve bu araziler üzere Mehri ilçesi yaradılır.

1938-ci il. Moskva rehberliyinin gerarı ile Nahçıvanın Sederek ve Kerki köylerinin bir hissesi Ermenistana verilir.

28 kasım 1945 yılı. Ermenistan lideri H.Arutinov Stalin`e müracaat ederek Dağlık Karabağ`ın Ermenistan`a birleştirilmesini rica edir.

1947-1953`lü yıllar. Ermenistan`da toplum şekilde yaşayan 150 bin kışıden artık azerbaycanlı SSRİ başkanlığının kararı ile Azerbaycan`a göçürülür.

1969 yılı. Laçın ilçesi Garagöl arazisinin, Gubadlı ilçesi Çayzemi arazilerinin, Gazah ilçesi Kemerli köy arazilerinin, Kelbecer ilçesi Zod altın yatağı arazilerinin bir kısmı Moskova başkanlığının kararı ile Ermenistan`a verilir.

1982 yılı. Moskova başkanlığının kararı ile Gazah ilçesi İncedere yaylağı, Kemerli, Aslanbeyli, Gaymaglı köyleri arazilerinin bir kısmı Ermenistan`a verilir.

1986 yılı. Moskova başkanlığının kararı ile Gazah ilçesinin 2500 hektarlık arazisi Ermenistan`a verilir.

15 haziran 1988 yılı. Ermenistan Yüksek Sovyeti Dağlık Karabağ`ın Ermenistan`a birleştirilmesi hakkında karar kabul edir.

25 aralık 1988 yılı. Ermenistan`dan 250 binden çok azerbaycanlının sınır dışı edilmesi esasen son buluyor.

01 aralık 1989 yılı. Ermenistan`ın Yüksek Sovyeti Dağlık Karabağ`ın Ermenistan`a birleştirilmesi hakkında karar kabul edir.

18 ocak 1990 yılı. Ermenistan`ın silahlı çeteleri tarafından Nahçivan Özerk Cumhuriyeti`nin Kerki köyü  işgal edilir.

20 ağustos 1990 yılı. Ermenistan silahlı güçleri Gazah ilçesi Bağanis Ayrım köyünü işgal edirler. 5 kişi köy sakini köyü evlerinde diri-diri yakılır.

08 ağustos 1991 yılı. Ermenistan iktidarı tarafından orada azerbaycanlıların yaşadıkları sonuncu Nüvedi köyü boşaldılır, ahalisi dövülerek Ermenistan`dan kovulur.

15 ocak 1992 yılı. Kerkicahan kasabası işgal edilir.

10 şubat 1992 yılı. Guşçular ve Malıbeyli köyleri işgal edilir.

13-17 şubat 1992 yılı. Dağlık Karabağ`ın Hocavend ilçesinin Garadağlı köyü işgal edilir.

25-26 şubat 1992 yılı. Ermeni haydut çeteleri Rusya`nın 366. alayı ile birlikte Hocalı şehrini     yıkıp-yakıyor, dehşetli soykırım yapıyorlar.

08 mart 1992 yılı. Gazah ilçesi Heyrimli köyü işgal edilir.

12 mart 1992 yılı. Gazah ilçesi Aşağı Eskipara köyü işgal edilir.

12 mart 1992 yılı. Dağlık Karabağ`ın Sırhavend, Garaşlar, Beşirler, Baş Güneypeye, Orta Güneypeye, Hatınbeyli, Manikli köyleri işgal edilir.

07 nisan 1992 yılı. Kelbecer ilçesi Ağdaban köyü işgal edilir ve yakılır.

27 nisan 1992 yılı. Gazah ilçesi Sofulu köyü işgal edilir.

08 mayıs 1992 yılı. Şuşa şehri Ermenistan silahlı güçleri tarafından işgal edilir.

11 mayıs 1992 yılı. Gazah ilçesi Gızıl Hacılı köyü işgal edilir.

18 mayıs 1992 yılı. Ermenistan silahlı güvveleri tarafından Laçın işgal edilir.

08 haziran 1992 yılı.  Gazah ilçesi Yukarı Eskipara köyü işgal edilir.

10-12 aralık 1992 yılı. Ermenistan`ın saldırgan askerleri Gubadlı ve Zengilan ilçelerinin Şayıflı, Seyidler, Erkend, Bereli, Gazançı, Güngışlag, Pirveyisli, Canbar, Yuharı Gayalı köylerini işgal edirler.

27-28 mart 1993 yılı. Kelbecer ilçesi Ağgaya, Mercimek, Tezekend, Ağcakend, Narışlar köyleri işgal edilir.

02 aprel 1993 yılı. Ermenistan silahlı güçleri tarafından Kelbecer ilçesi işgal edilir.

12-15 haziran 1993 yılı. Ağdam ilçesi Eliağalı, Elimededli, Galayçılar köyleri işgal edilir.

25 haziran 1993 yılı. Ağdam ilçesi Boyehmedli, Papravend köyleri işgal edilir.

26 haziran 1993 yılı. Ermeniler Ağdere şehrini işgal edirler.

04 temmuz 1993 yılı. Füzuli ilçesi Arış, Goçehmedli, Garacalı, Hatınbulag, Gorazilli köyleri işgal edilir.

05 temmuz 1993 yılı. Ağdam ilçesi Şelli köyü işgal edilir.

21 temmuz 1993 yılı. Ağdam ilçesi Muğanlı ve Şıhbabalı köyleri işgal edilir.

22 temmuz 1993 yılı. Ağdam ilçesi Merzili, Novruzlu, Yusifcanlı, Giyaslı, Hıdırlı, Sarıcalı, Muradbeyli köyleri işgal edilir.

23 temmuz 1993 yılı. Ermenistan silahlı güçleri Ağdamı işgal  edirler.

24 temmuz 1993 yılı. Füzuli ilçesi Cuvarlı köyü işgal edilir.

15 ağustos 1993 yılı. Füzuli ilçesi Aşağı Veyselli, Yuharı Yağlıvend köyleri, Cebrayıl  ilçesi Sur, Banazur, Guşçular, Gışlag köyleri işgal edilir.

23 ağustos 1993 yılı. Ermenistan silahlı güçleri Füzuli`ni işgal edirler.

23 ağustos 1993 yılı. Ermenistan silahlı güçleri Cebrayıl`ı işgal edirler.

31 ağustos 1993 cü il. Ermenistan silahlı güçleri Gubadlı`nı işgal edirler.

28 ekim 1993 yılı. Zengilan ilçesi Mincivan kasabası işgal edilir.

29 ekim 1993 yılı. Ermenistan silahlı güçleri Zengilan`ı işgal edirler.